Sao Paulo’dan Rojava’ya

Kültür/Sanat Haberleri —

Rojda Tekoşin Dandara

Rojda Tekoşin Dandara

  • Brezilyalı sanatçı Rojda Tekoşin Dandara sanatın yalnızca bir ifade biçimi değil aynı zamanda politik ve toplumsal mücadele aracı olduğunu belirtiyor. “Hayatım boyunca yaptığım en iyi şey Rojava’ya gitmekti” diyerek orada hem sanat hem dünya anlayışının değiştiğini anlatıyor. 

ERDOĞAN ZAMUR

Rojda Tekoşin Dandara, Brezilyalı bir tiyatrocu ve enternasyonalist bir devrimci. Anadili Portekizce’nin yanısıra İngilizce, İspanyolca biliyor. Kürtçeyi ise Rojava’da öğrendi. Brezilya’dan Rojava’ya uzanan yolculuğunu anlatan Rojda, Kürt halkıyla tanışmasının 2017’de bir dergi kapağında gördüğü kadın gerilla fotoğrafından etkilenerek başladığını dile getiriyor. O günden sonra Kürt mücadelesini daha yakından takip etmeye başlayan Rojda, daha sonra Rojava’ya gitme kararı alıyor.

Rojava’da sanat

İki kez Rojava’ya giden Rojda anlatıyor: “Ben Brezilyalı bir sanatçıyım. İki defa Rojava’ya gittim. Brezilya’da uzun yıllar sanatsal üretimler yaptım ve bundan mutluydum. Ancak Rojava'ya gittiğimde sanatın ne anlama gelebileceğine dair bambaşka bir anlayış kazandım. Orada sanatın, insanın kökleriyle, halkların tarihiyle doğrudan bağlantılı olduğunu gördüm. Çünkü biz, neoliberal sistemin içine doğmuş insanlarız. Bizlere bireyciliği, rekabeti ve sanatı bir meta olarak görmeyi öğretiyorlar. Rojava’da bunun tam tersini deneyimledim.”

 

 

Halk için sanat

Sanatın yalnızca bir bireysel ifade aracı olmadığını, aynı zamanda halkların mücadelesinde bir direniş biçimi olabileceğini vurgulayan Rojda, “Sanat, politik hareketlerle, insanlarla, toprakla, halkla bağlantılı olmalıdır. Kapitalist sistemde sanat, ticarileşmiş bir meta haline geliyor, oysa Rojava’da sanat, yaşamın ve mücadelenin bir parçası. Bu farkı gördüğümde, sanatı devrimci bir bilinçle nasıl geliştirebileceğimi düşünmeye başladım” diye konuştu.

Sanatçılara büyük bir sorumluluk düştüğünü belirten Rojda, sanatın politik ve toplumsal dönüşümle bağını koparmaması gerektiğini vurguluyor: “Sanat, kapitalizme, neoliberalizme ve faşizme karşı verilen mücadelede bir araç olmalıdır. Halk için, mücadele içinde olan bir sanat anlayışı geliştirmeliyiz.”

İdeoloji ve duygu

Rojda ile Viyana’da gerçekleştirilen Avrupa Halklar Platformu’nda tanışma fırsatı bulduk. Halkların mücadelesini sahneye taşıyan Çandina Derveya Demê (Zamanın Dışında Yetişmek) adlı Kürtçe oyunuyla büyük beğeni topladı. Rojda sahnede olmanın onun için ne ifade ettiğini ise şöyle anlatıyor: “Sanat, kalp ile beyin arasında doğrudan bir köprü kurabilir. Biz sadece ideoloji değiliz ama sadece duygu da değiliz. İkisini birbirine bağlamamız gerekiyor. Bu şekilde hem bireysel olarak hem de toplum olarak özgürleşebiliriz. Eğer devrimci, sosyalist ve demokratik değerlere sahip insanlar olarak kendimizi kurtarırsak, insanlığı da kurtarabiliriz. İşte bu yüzden sanat çok önemli.”

Rojda sanatın insanı ve toplumu dönüştürücü gücüne olan inancını ise şu sözlerle dile getiriyor: “Sanat, halkın hafızasını canlı tutabilir, mücadeleye ilham verebilir. Bir söz var ve bu benim oyuncu olmaya karar vermeme sebep oldu: Sanat kurtarabilir. Sanatın siyasal hareketin yanında yer alması gerekir. Sanatçılar, toplumu ileriye taşıyan bir rol üstlenmelidir.”

 

 

Hayatımın kararı

Sao Paulo’yu bırakıp Rojava’ya gittiğinde neler yaşadığını anlatan Rojda, bu deneyimin onun için ne kadar dönüştürücü olduğunu da şöyle anlattı: “Hayatımda yaptığım en iyi şey, en iyi karar bu oldu. Çünkü orada yaşamın gerçek değerini anladım. Kolektif bir hayatın ne demek olduğunu deneyimledim. Kapitalist sistemde bizlere bireysellik öğretiliyor. Oysa Rojava’da herkes için düşünmek, birlikte yaşamak, ortaklaşa üretmek var. Kadının özgürlüğü toplumun özgürlüğü demektir. Bir sınıfın veya bir cinsin köleleştirilmesiyle toplum özgürleşemez. Rojava’da bunu çok canlı bir şekilde gördüm.”

Rojava halkların mücadelesi

Rojda, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fikirlerinin Rojava’da nasıl bir yansıması olduğunu ve kendisi için ne ifade ettiğini ise “Biz Abdullah Öcalan’ın serbest kalmasını istiyoruz. Ama bu sadece Kürt halkı için değil, birlikte mücadele eden tüm halklar için de önemli. Rojava’da sadece Kürtler yok, farklı halklardan insanlar birlikte statüsüz bir demokrasi için mücadele ediyor. Öcalan bunun bir simgesi Öcalan’ı yüz yüze tanımıyoruz ama fikirleriyle tanıyoruz ve ona saygı duyuyoruz” sözleriyle anlattı.

Rojava’daki mücadelenin dünya halklarının ortak mücadelesi olduğunun altını çizen Rojda, “Bu dünyada çok fazla acı var, ama biz umutla yaşamalı, mücadele içinde olmalıyız” diyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2025 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.