Açık işkenceye korsan muayene

Gözaltı işkence

Gözaltı işkence

  • AKP iktidarının siyasete 'önleyici' darbesine karşı protestolarda 2 bine yakın kişi gözaltına alındı, 800'e yakını tutuklandı veya adli kontrole tabi tutuldu, 700'e yakın halen gözaltında. Gözaltı ve tutuklamalar da sürüyor. 
  • İstanbul’daki protestolara katılan gençlere sokak ortasında başlayan işkence, gözaltında da sürüyor. Polis, işkence izlerinin tespit edilmemesi için gençleri hastaneye götürmek yerine doktorları Emniyet'e getiriyor. 

ERDOĞAN ALAYUMAT / İSTANBUL

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart'ta gözaltına alınıp tutuklanması ardından başlayan protestolara yönelik polis şiddeti giderek artıyor. Yoğun plastik mermi ve gaz kullanan polis, eylemlere katılanlara ve gözaltına aldıklarına işkence yapıyor. İstanbul’da özellikle Marmara, Boğaziçi, Yıldız Teknik, İstanbul üniversitesi öğrencileri öncülüğünde eylemler tüm saldırılara rağmen devam ederken gazetemize konuşan gençler, ağır işkencelere, cinsel saldırı ve tecavüz tehdidine maruz kaldıklarını anlattı. İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), gözaltı merkezlerinde kaba dayak, aç ve susuz bırakma, cinsel taciz ve psikolojik baskının sistematik hale geldiğini belirtti.

Türk İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasına karşı başlayan protesto eylemleri gerekçesiyle bin 879 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Gözaltına alınanlardan 260'ının tutuklandığını ve 468 kişi hakkında adli kontrol tedbiri verildiğini belirten Yerlikaya, 662 kişinin ise halen gözaltında tutulduğunu kaydetti. 

İşkence görüntüleri 

Eylemlere katılanlara yönelik işkence, sokakta başlayarak Emniyet birimlerinde sistematik bir hal almış durumda. Gençlere yönelik işkence, görüntü ve fotoğraflarla da belgeli. İstanbul Üniversitesi öğrencisi bir kadın, evine yapılan baskınla gözaltına alındıktan sonra Gayrettepe Polis Merkezi’nde ağır işkenceye maruz kaldı. Fotoğraflarda alnında ve yüzünde yaralar olduğu, bir gözünün tamamen morardığı görülüyor. Saraçhane’de plastik mermiyle gözünden yaralanan İstanbul Üniversitesi’nden bir erkek öğrenci, hastaneye götürülmeden saatlerce bekletildi ve gözaltında işkenceye maruz kaldı.

 

 

Tekme ve yumruk yağdı

Marmara Üniversitesi'nden okuyan 26 yaşındaki  öğrencisi, 25 Mart’ta Bozdoğan Kemeri’nde polislerin kendisini yere düşürdükten sonra tekme ve yumruklarla darp ettiğini belirterek, şunları anlattı: “Çevik Kuvvet ve sivil polisler etrafımı sardı. Her taraftan tekme ve yumruk yağdı. Sürekli kafama ve yüzüme vuruyorlardı. Polisler yüzüme gaz sıktı, kaburgama tekmeler attılar. 15-20 dakika süren bu şiddetten sonra beni bıraktılar. Yerdeyken, ‘hadi kalk lan, neden gitmiyorsun’ diyerek dalga geçip vurmaya devam ettiler. Daha sonra beni orada bıraktılar. Sendeleyerek gidebildiğim bir otelde görevliler bana yardımcı oldu. Uzun süre kendime gelemedim. Hastaneye gittiğimde iki günlük iş göremez raporu verildi. Polisten korktuğum için şiddete uğradığımı söyleyemedim, ancak daha sonra darp raporu alarak polisler hakkında şikayetçi olmaya karar verdim."

Kadınlara cinsel taciz

Özellikle kadınların gözaltında maruz kaldığı taciz ve tehditler büyük endişe yaratıyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Gayrettepe Polis Merkezi’nde kadınların erkek polisler tarafından cinsel tacize uğradığı ve tecavüzle tehdit edildiği bildiriliyor.

Muayeneye götürmüyorlar

Gençlerin avukatları, gözaltındaki kişilerin hastanelerde muayene edilmediğini, doktorların Emniyet birimlerine getirildiğini ve işkence izlerinin tespit edilmemesi için raporların eksik düzenlendiğini söyledi. Gençler de maruz kaldıkları saldırı ve işkenceyi anlatmaya korktukları için işkence çoğunlukla kayıt altına alınmıyor. 

 

 

Baronun talebine ret

İstanbul Barosu tarafından Emniyet merkezlerindeki işkence iddialarını kayıt almak için bir heyet oluşturuldu. Polis merkezlerinde gözaltında bulunanlara yapılan muameleyi gözlemlemek için Emniyet birimlerine giden avukatlara izin verilmedi. Baronun yazılı talebi de dikkate alınmadı.

İşkence bir devlet politikası

İHD Eşbaşkanı Eren Keskin, işkencenin Türkiye’de yeni olmadığını, ancak günümüzde korku ikliminin bu uygulamaları daha da yaygınlaştırdığını vurguladı. Ters kelepçe, kaba dayak, aç ve susuz bırakma, cinsel taciz gibi çok sayıda şikayetin olduğunu, gençlerin yaralandığını aktaran Keskin, “Eskiden işkenceler kamuoyuna yansımıyordu, ancak bugün bilgi hızla yayılıyor. Buna rağmen işkencenin bu kadar fütursuzca yayılması, mağdurların şikayet etmekten çekinmesi, devletin yarattığı korku atmosferinin bir sonucudur” dedi. 

Hukuk ihlali kural haline geldi

TİHV Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ümit Biçer ise polisin uygulamalarının İstanbul Protokolü’ne aykırı olduğunu hatırlatarak, “Gözaltı sürecinde sağlık muayenelerinin hastane, tarafsız doktorlarca yapılması gerekiyor. Bu süreçlerin emniyette yapılması İstanbul Protokolü’ne aykırıdır. İşkence yasağının ihlalidir” diye konuştu. “Türkiye’de hukuka ve haklara yönelik darbe artık yaygın bir uygulama. Hukuk ihlalleri Türkiye’de artık kural haline geldi" diyerek, işkence ve kötü muamelenin meşrulaştırıldığını kaydetti. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2025 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.