Kuşlar da gitti
Toplum/Yaşam Haberleri —

Kuşlar
- Evrim, iklim değişikliğinin hızına yetişemiyor. İklim değişikliği, kuşların uyum sağlaması için gerekli olan doğal seçilim süreçlerinden çok daha hızlı ilerliyor. Bu nedenle, birçok kuş türü yok olma riskiyle karşı karşıya.
İklim değişikliği, habitat kayıpları ve insan faaliyetleri, kuşların göç desenlerinden beslenme stratejilerine kadar pek çok yönünü etkiliyor. Birds in Winter ve Birds at Rest kitaplarının yazarı Roger F. Pasquier, kuşların değişen dünyada hayatta kalma stratejileri geliştirdiğini ancak tehlikeli risklerle de karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.
İklim değişikliği şu anda tüm canlıları etkileyen en önemli mesele. Küresel bir iklim kriziyle karşı karşıyayız. Bazı iklim bilimcileri artık ‘küresel tuhaflaşma’ olarak süreci değerlendiriyor. Kanada’dan Kürdistan’a dünyanın birçok bölgesinde garip hava olayları yaşanıyor. Bu ani değişimler, kuşlar ve biyoçeşitliliğin diğer bileşenleri için uyum sağlamak açısından çok hızlı gelişiyor.
Uluslararası Kuş Koruma Konseyi’den Roger F. Pasquier, Açık Radyo’dan Utku Perktaş’a kuşların değişen dünyada hayatta kalma stratejilerini anlattı:
* Kuşlar, iklim değişikliğine ayak uydurmak için vücut sıcaklıklarını düşürebilir. Küçük kuşlar, özellikle soğuk gecelerde hayatta kalmak için vücut sıcaklıklarını 4-5 °C düşürür. Sinek kuşları ise 'torpor' adı verilen derin uykuya girerek enerji tasarrufu sağlar.
* Yeni Dünya’ya özgü bir gece yırtıcısı türü olan Poorwill’in kış uykusuna yattığı keşfedildi. Bu kuş, günlerce hatta haftalarca hiç hareket etmeden, beslenmeden ve düşük vücut sıcaklığını koruyarak yaşayabilir. Farklı bölgelerde yaşayan diğer gece yırtıcı kuş türlerinin de benzer bir kış uykusu sürecine girebileceği düşünülüyor - ancak henüz böyle bir gözlem yapılmadı.
* Göç desenleri değişiyor ancak tüm türler buna uyum sağlayamıyor. New York’ta eskiden ilkbaharda gelen kuşlar artık tüm kış boyunca kalıyor. Ancak bülbül gibi bazı uzun mesafe göçmenleri üreme alanlarına vardığında yiyecek bulmakta zorlanıyor ve popülasyonları azalıyor.
* Kuzey Amerika’da bazı kuşların yılın daha erken dönemlerinde kuzeye uçtuğunu, bazılarının ise sonbahar göçlerini geciktirerek güneye daha geç gittiğini görüyoruz. Bu, geleneksel kışlama alanlarında daha az zaman geçirdikleri anlamına geliyor. Pek çok kuş türü için kışlama alanları artık daha kuzeye kaymış durumda.
* Yapay ışık kirliliği kuşların doğal döngülerini bozuyor. Sokak lambaları ve bina ışıkları, bazı kuşların daha erken uyanıp beslenmeye başlamasına neden olurken, diğerlerini ise doğrudan etkilemiyor. Ayrıca, göç sırasında sisli gecelerde yüksek binalara çarpma riskleri artıyor.
* Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı kuşları için büyük bir tehdit oluşturuyor. Kıyı kuşları yüksek gelgitlerde güvenli tünek alanları bulmakta zorlanıyor. Daha fazla alan su altında kaldıkça, bu türlerin hayatta kalma ihtimali azalıyor.
* Bir diğer risk altındaki grup ise karda tüneyen kuşlardır. Birçok orman tavuğu türü, her gece veya öğleden sonra dinlenmek için karın içine oyuklar açar. Kar, oldukça iyi bir yalıtım sağlar ve kuşları dış etkenlerden korur ancak kar örtüsü azaldıkça, bu kuşlar kendilerini sıcak tutan ve kışı geçirmelerine yardımcı olan ortamları kaybedecektir.
* Sokak lambalarının ve bina ışıklarının yakınında yaşayan bazı kuşların, yapay ışık sayesinde yiyecek bulma imkânları arttığı için daha erken uyandıkları ve beslenmeye başladıkları tespit edildi. Bu, onlara daha fazla beslenme süresi sağlıyor ancak aynı bölgelerde yaşayan diğer kuş türleri yapay ışıktan etkilenmiyor gibi görünüyor.
* Başka riskler de var: Kuşlar tünerken ve uyurken, özellikle geceleri aktif olan böceklere karşı daha savunmasız hale gelirler. Örneğin, hastalık taşıyan sivrisinekler bu dönemde kuşlara saldırabilir. İklim değişikliği dünyanın daha büyük bir kısmını ısıttıkça, bugün çoğunlukla tropikal bölgelerde yaşayan bu böcekler daha kuzeye yayılacak. Şimdiden Kuzey Yarımküre’de, daha önce hastalık taşıyan sivrisineklere maruz kalmayan kuşlara ulaşmaya başladılar bile.
* Son olarak, kuş gribi birçok kuş kolonisini, özellikle deniz kuşlarını ve yakın mesafede yuva yapan ya da tüneyen diğer kuşları ciddi şekilde etkiliyor. Kuş gribi hızla yayılıyor ve bu kolonilerde büyük ölümlere yol açıyor.
* Evrim, iklim değişikliğinin hızına yetişemiyor. İklim değişikliği, kuşların uyum sağlaması için gerekli olan doğal seçilim süreçlerinden çok daha hızlı ilerliyor. Bu nedenle, birçok türün yok olma riskiyle karşı karşıya olduğu öngörülüyor.
* * *
Kuşlara kulak verin
- Yapılan araştırmalara göre kuşları görmek, kuşların ötüşü olumsuz duyguları hafifletiyor, ruh sağlığımızı iyileştiriyor.
Scientific Reports'ta iki yıl önce yayınlanan çalışma, kuşları görmenin veya duymanın insanların zihinsel sağlığına iyi gelebileceğini ifade etti.
Araştırmalar doğayla daha fazla temas ve etkileşimin vücut ve beyin sağlığı ile ilişkili olduğunu gösterdi.
Kuşlar bu faydaların özel bir kaynağı gibi; neredeyse her yerdeler ve insanları doğaya bağlamanın bir yolunu sunuyorlar. Ağaçlarda ya da çalılıklarda gizlenmiş olsalar bile, ötüşlerini duyabiliyoruz.
Max Planck Enstitüsü'nde çevresel sinirbilim yüksek lisans öğrencisi ve araştırmalardan birinin yazarı olan Emil Stobbe, “Kuş ötüşünün özelliği, insanların şehirde doğayla çok fazla temasları olmasa bile, kuşları canlı ve bozulmamış doğal ortamlarla ilişkilendirmeleri” diyor.
Kapsül’ün haberine göre son araştırmalar, kulaklıkla bile olsa kuşların ses kayıtlarını dinlemenin olumsuz duyguları hafifletebileceğini öne sürüyor.
Kuşlarla karşılaşmak
Bir araştırmada, yaklaşık 1.300 katılımcıdan ‘Urban Mind’ adlı bir telefon uygulamasını kullanarak günde üç kez çevreleri ve duygu durumları hakkında bilgi toplamaları istendi.
Katılımcılara araştırmacıların kuşlara baktığı açıkça söylenmedi - uygulama aynı zamanda uyku kalitesi, hava kalitesinin değerlendirmesi ve konum gibi diğer hayati veriler hakkında da veri topluyordu. 26.856 değerlendirme, gerçek dünyada gerçek zamanlı olarak, mental sağlıkla neyin ilişkili olduğuna dair zengin bir veri sundu.
Verileri analiz eden araştırmacılar, eğitim, meslek ya da olumlu mental sağlıkla ilişkilendirilen yeşil ve sulak alanın varlığı gibi diğer olası açıklamaları hesaba kattıklarında bile, kuşları görmek ya da duymakla ruh sağlığının iyileşmesi arasında önemli bir ilişki buldular.
Faydalar kuşlarla karşılaşmanın ötesinde de devam ediyordu. Bir katılımcı bir noktada kuş gördüğünü veya duyduğunu bildirmişse, bir sonraki kontrolde kuşlarla karşılaşmasa bile saatler sonra da zihinsel olarak daha iyi hissediyordu.
Kuş sesleri
King's College London Psikiyatri, Psikoloji ve Nörobilim Enstitüsü'nde doktora adayı ve çalışmanın yazarlarından Ryan Hammoud, bunu ‘kalıcı bir bağlantı’ olarak nitelendiriyor.
İlginç bir şekilde, kuşlar hem sağlıklı katılımcılara hem de dünya çapında en yaygın mental bozukluklardan biri olan ve geleneksel ilaç tedavilerine her zaman yanıt vermeyen depresyon teşhisi konmuş kişilere fayda sağlıyor.
Hammoud, bunun, kuş yaşamını sürdürecek ortamları koruma ve muhafaza etme çabaları için ilginç bir anlamı olduğunu söylüyor: “Çünkü depresyondaki insanlar kuş seslerine ve bölgedeki kuş yaşamına karşı olumlu reaksiyonlar gösteriyor.”
Duyduğunuz kuş sesleri ruh hâlinizin iyileşmesine yardımcı olabilir.
İkinci bir çalışma, kuşların kısa ses kliplerini dinlemenin sağlıklı katılımcılarda anksiyete, depresyon ve paranoya duygularını azaltabileceğini buldu.
İkinci çalışmada yer almayan Hammoud, “Kulaklıkla kuş sesi dinlemek, mental sağlığa faydalı olabilecek aynı etkilere ulaşmayı başardı” dedi, “Bu çok ama çok güzel bir bulgu.”
* * *
Yaşar Kemal’in kuşları
‘Kuşlar da Gitti’ romanında Yaşar Kemal, İstanbul’da Florya düzlüğünde üç arkadaşın kuş avını anlatır:
“İstanbul yeni kurulduğunda burası, şu ormanın yeri, Yeşilköy’ün, Şenlikköy’ün, Bakırköy’ün yeri, Florya’nın koyağı belki de böyle sonsuz, uçsuz bucaksız dikenlikti, o uçsuz bucaksız ovada doğmuş milyonlarca kuş bir ışık, renk yağmuru gibi dikenliğe yağardı...
Günler yıllar geçtikçe dikenlik küçüldü, Şenlikköy, Yeşilköy, Ambarlı, Cennet Mahallesi, Telsizler, Menekşe, Florya, Basınköy kuruldu. Florya’nın o güzelim menekşe dolu koyağına çirkinin çirkini beton apartmanlar yığdılar. İşte kuşlara bu küçücük yer kaldı, denizle orman, Menekşeyle Basınköy arası...
Gelecek yıl işte burada, şu bakır rengi dikenliğin yerinde için bulanmadan bakamayacağın çirkin beton apartmanlar, villalar yükselecek. Sokaklarında yalnız birbirlerine gösteriş yapmak, para para, yalnız para kazanmak için yaşayan, insanlıklarını unutmuş yaratıklar caka satacaklar.
Belki kuşlar çok derin, eski bir içgüdüyle buraya, o zaman kesilmiş olacak olan şu ulu çınarın üstüne, göğüne uğrayacaklar, bir an duraklayıp bir şeyler arayacak, bir şeyleri anımsamaya çalışacak, beton yığını evlerin üstünde küme küme dolaşacak, konacak bir yer bulamayıp bir uzak keder gibi başlarını alıp çekip gidecekler...” HABER MERKEZİ