Le Pen ve sağcılar öfkeli
Dünya Haberleri —

Marine Le Pen / foto:AFP
- Avrupa fonlarını zimmete geçirmekten suçlu bulunan aşırı sağcı lider Marine Le Pen ve destekçileri, Fransa Cumhurbaşkanlığı yarışına getirilen yasağı 'siyasi bir karar'; mahkumiyeti 'demokrasinin inkarı' olarak değerlendirdi.
Başyargıç Bénédicte de Perthuis, dokuz haftalık bir yargılamanın ardından 150 sayfadan fazla yasal gerekçeyle desteklenen yargıçların kararının, hiç kimsenin "hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı olarak dokunulmazlığa" sahip olmaması nedeniyle gerekli olduğunu söyledi. Marine Le Pen, Paris mahkemesinin 2027'de cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmasını yasaklayan siyasi kararına tepki göstererek, kamu görevi için aday olmasının yasaklanması kararını "demokrasinin inkarı" olarak niteledi. Le Pen, karara karşı temyize başvuracağını duyurdu. 5 yıl sürecek kamu görevi adaylığı yasağının derhal yürürlüğe girmesi emredildi; bu da 56 yaşındaki Le Pen'in karara itiraz etmesine rağmen uygulanacağı anlamına geliyor. İtirazları sonuçlanana kadar hapis cezası veya para cezası uygulanmayacak, bu sürecin yıllar alabileceği belirtiliyor.
Fransa Parlamentosu'ndaki en büyük parti olan RN ise cezayı bir rezalet olarak nitelendirdi. Nispeten deneyimsiz olmasına rağmen cumhurbaşkanı adayı olarak değerlendirilebilecek 29 yaşındaki RN Başkanı Jordan Bardella, "Bugün haksız yere kınanan tek kişi Marine Le Pen değil, Fransız demokrasisi öldürüldü" dedi. Parti taraftarlarını, halkın iradesinin daha güçlü olduğunu göstermek için barışçıl bir şekilde harekete geçmeye çağıran Bardella, Le Pen'e destek için bir imza kampanyası, bu hafta sonu ülke çapında bildiri dağıtma kampanyası düzenleyeceklerini söyledi.
Sosyalistler itiraz etmedi
Fransız Sosyalist Partisi yaptığı açıklamada, adalet sisteminin bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğünün herkes tarafından saygı görmesi gerektiğini kaydetti. Eski Cumhurbaşkanı François Hollande, yargıcın kararının ciddi iddialar için yasaya dayalıolduğunu söyledi. Geleneksel sağcı Les Républicains partisinden Laurent Wauquiez, bunun demokrasi açısından pek sağlıklı olmayan 'çok ağır ve istisnai bir ceza' olduğunu savundu.
Emmanuel Macron'un Rönesans partisinin milletvekili Mathieu Lefèvre, BFMTV'ye şunları söyledi: "Marine Le Pen siyasi veya adli bir komplonun kurbanı değil. Belki de ilk önce kendisinin ve bir zimmete para geçirme sisteminin kurbanı."
Sağcılar desteğe koştu
Dünyanın dört bir yanından milliyetçi ve popülist isimler, destek verme yarışına girdi.
ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere "Her şeyi biliyorum ve birçok kişi onun hiçbir şeyden hüküm giymeyeceğini düşünüyordu, ancak 5 yıl boyunca aday olması yasaklandı ve o önde gelen aday. Bu ülkeye benziyor, bu ülkeye çok benziyor" diyerek, göreve başlamadan önce kendisinin karşılaştığı yasal davalara atıfta bulundu.
Almanya'da aşırı sağı destekleyen ve Trump yönetiminde önemli rol oynayan Tesla'nın milyarder sahibi Elon Musk, Le Pen'e verilen cezanın "Başkan Trump'a yönelik hukuki saldırılar gibi ters tepeceğini" iddia etti.
Macaristan Başbakanı Viktor Orban, sosyal medyada Fransızca olarak "Je suis Marine!" (Ben Marine'im) paylaşımını yaptı. Hollanda'da aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders, "inanılmaz derecede sert karar karşısında şoke olduğunu" belirtti. Belçika'nın Vlaams Belang Partisi'nden Tom Van Grieken, kararı "demokrasiye bir saldırı" olarak nitelerken, İspanya'nın aşırı sağcı Vox Partisi'nin lideri Santiago Abascal, "Fransız halkının sesini susturmayı asla başaramayacaklar" dedi. İtalya Başbakan Yardımcısı ve aşırı sağcı Lig Partisi'nin lideri Matteo Salvini, "Seçmenlerin yargısından korkanlar, çoğu zaman mahkemelerin kararında güvence buluyor" dedi.
Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, giderek daha fazla Avrupa başkentinin demokratik normları ayaklar altına aldığını ve "siyasi süreçte demokrasinin ötesine geçmekten hiç de çekinmediklerini öne sürdü. PARİS