Güncel

İktidar zaman kaybetmemeli

Gülistan Koçyiğit

Gülistan Koçyiğit

  • MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını, sürece uygun bulan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, hükümete büyük sorumluluk düştüğünü söyledi. 
  • Gülistan Kılıç Koçyiğit, meseleyi sadece silah tartışmasına indirgemenin yanlışlığına işaret ederek, “Hükümet, gerekli adımları zaman kaybetmeksizin atmalıdır” dedi. 

SELİM SONTAY / İSTANBUL

 

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, hiçbir adım atmadan, yasal reformlar ve değişiklikler yapmadan, meseleyi sadece silah üzerinden tartışmanın ve oraya indirgemenin çok yanlış ve yanılgılı olduğunu belirtti. 

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Türkgün gazetesinde yer alan açıklamalarının süreçle ilgili bölümünü değerlendirdi. Koçyiğit, Bahçeli’nin sözlerinin özellikle Kürt sorunu bağlamında önem taşıdığını belirterek, "Devlet Bahçeli sıradan biri değildir. Söyledikleri öylesine sözler değildir, her bir sözün arkasındaki mantığı derinlemesine çözümlemek gerekiyor" dedi. Koçyiğit, kapsamlı reform, demokratik yeni bir anayasa, sürece sahip çıkma ve geciktirmeme yönünde yaptığı uyarılarına bütünlüklü olarak baktıklarında olumlu gördüklerini belirtti. 

Herkesin ortak kaygısı

Bahçeli’nin "Terörden medet umanlar, süreci enfekte ediyor" yönündeki açıklamalarına benzer uyarıları daha önce kendilerinin de yaptığını hatırlatan Koçyiğit, sürecin uzaması halinde sabote edilme riskinin arttığını vurguladı. "Sayın Öcalan da sürecin uzaması durumunda olası provokasyonlara yönelik önemli belirlemelerde bulunmuştu. Bu, herkes açısından ortak bir kaygıdır. Provokatif eylemler, süreci akamete uğratabilecek zehirli girişimler, anti demokratik uygulamaların süreci sekteye uğratma ve zehirleme riskine dair bizim de uyarılarımız var” dedi. 

Hükümete de uyarı

Devlet Bahçeli’nin açıklamalarının aynı zamanda iktidara da uyarı niteliği taşıdığını ifade eden Koçyiğit, “Bahçeli’nin söyledikleri iktidara bir uyarı olarak da ifade edilebilir. En nihayetinde bu sürecin asıl muhataplarından bir tanesi devletin, hükümetin kendisidir. Süreci yürüten onlar. Hali hazırda çağrının üzerinden bir ay geçmesine rağmen somut bir adım atmayan da hükümetin kendisidir. Aslında adım atmama, işi ağırdan alma halinin nelere yol açabileceğine, nasıl riskler barındırdığına işaret eden bir uyarıdır” diye konuştu. 

En geniş yelpazeyle

Bahçeli’nin "barış ve huzur konusunda herkese sorumluluk düşüyor" açıklamasına değinen Koçyiğit, Kürt sorununun yalnızca DEM Parti’nin değil, Türkiye’de yaşayan tüm halkların meselesi olduğunu vurguladı. Koçyiğit, "Türkiye’nin demokratikleşmesi için bu sorunun çözülmesi şarttır. Bu konuda hepimizin sorumluluğu var. Toplumsal barıştan bahs ediyorsak, Türkiye’nin 100 yılı aşkın süredir devam eden Kürt sorununun çözümünden bahs ediyorsak çok geniş bir yelpazede herkesin katkısıyla, en doğru, en sonuç alıcı çözüm geliştirilebilir” dedi. 

Barışın toplumsallaşması

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın da barışın toplumsallaşması gerektiğini belirttiğini hatırlatan Koçyiğit, DEM Parti’nin parti, kitle örgütleri, sivil toplum örgütleri, halkla bir araya gelerek 7/24 çalıştıklarını kaydetti. Koçyiğit, şunları kaydetti: “Biliyoruz, barış sadece bir kesimin isteğiyle olabilecek bir şey değil. Barışın, çözümün ne kadar çok taraftarını artırırsak, ne kadar çok çözüm aklını hakim kılabilirsek o kadar sonuç alabiliriz. Ve o kadar çözüm ile barış karşısında duran güçlerin karşısında güçlü durabiliriz. Süreci sabote, provake etmek isteyen güçlerin karşısında da o kadar sağlam ve güçlü dururuz. Bu Türkiye halklarının meselesidir.” 

Reform vurgusu çok önemli

Koçyiğit, Bahçeli’nin "PKK’nin feshi siyasi, ekonomik ve toplumsal reformlarla desteklenmeli" açıklamasına da dikkat çekerek, reform vurgusunu çok değerli bulduklarını belirtti. Koçyiğit, şöyle devam etti: “Bunlar tam da sürece uygun açıklamalardır. Süreç tam ilerleyecekse böyle ilerleyecek. Hiçbir adım atmadan, yasal reform yapmadan, yasal değişiklik yapmadan, meseleyi sadece silah üzerinden tartışmak ve oraya indirgemek çok yanlış ve yanılgılı olacaktır. Devlet Bahçeli de buna işaret ediyor.”

Yeni bir eşik aşılıyor

PKK’nin Kürt sorununun bir sonucu olduğunun altını çizen Koçyiğit, Kürt sorununun nedenlerinin ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: “Yasal düzenlemeler, gerçekten önemli reformlar yapmak gerekiyor. Bunları yapmadan sadece PKK’nin silah bırakması, kendini feshetmesiyle Kürt sorununun çözülmeyeceğini biliyoruz. Bu açıklama bir eşiği ifade ediyor. Çağrı bir eşikti ve bu eşik aşıldı. Tarihi bir dönemeçti. Bu dönemeç aşıldı. Şimdi yeni aşamadayız.” 

Güven artırıcı adımlar

Türkiye’nin demokratikleşmesi için güven artırıcı adımlar atılmasının önemine vurgu yapan Koçyiğit, şunları sıraladı: 

* Hasta tutsakların serbest bırakılması için infaz düzenlemesi yapılmalı.

* TMK ve TCK'da değişiklikler gerçekleştirilmeli.

* Ayrımcı yasalar kaldırılmalı.

* Yasama, yürütme ve yargı bağımsızlığı sağlanmalı.

* Demokratik reformlarla sürecin ilerletilmesi sağlanmalı.

Meclis zemininde

Kürt sorununun ancak bu şekilde kalıcı olarak çözülebileceğini belirten Koçyiğit, şöyle devam etti: “Kürt sorununu doğuran nedenler, kimliklerin, halkların, inançların reddi gibi temel sorunları ortadan kaldıracak yasal reformalar yapmak gerekiyor. Demokratik siyasete de alan açılması lazım. Kürt sorununu çatışma ve şiddet zemininden hızla çıkarılarak, hızla demokratik siyasete ve hukuki zemine çekilerek, orada konuşulması ve tartışılması lazım. Gerekli adımlar da Meclis zemininde atılmalıdır. Bu belirlemeler ve Bunlar tam da sürece uygun açıklamalardır. Bunun altını çizelim.”

Mevzuat elden geçirilmeli

Bahçeli’nin "demokratik bir anayasa ile darbe kalıntıları tamamen temizlenmeli" sözlerine de değinen Koçyiğit, şunları dile getirdi: “Üç-beş günlük sorunu konuşmuyoruz. Yüz yılı aşkın bir sorunu konuşuyoruz. Tarihsel, sosyolojik, toplumsal, hukuksal, anayasal sorunu konuşuyoruz. Kürt sorununun çözülmemesi, ülkenin demokratikleşmesini engellemiştir. Kürt sorunu nedeniyle bütün mevzuat antidemokratik uygulamalarla doludur. Bütün bunları görmemiz gerekiyor. Bütün bunları çözmenin ve formülünü ortaya koymamız gerekiyor.” 

Memnuniyet verici

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve adada bulunan diğer tutsakların aileleriyle görüşme gerçekleştirmesinin “Geç kalınmışsa da çok önemli olduğunun altını çizelim. Bu süreç içinde böyle bir adımın atılmış olması, ziyaretin yapılmış olmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum” dedi. 

İktidar hızla adım atmalı

“Hükümet de üzerine düşünleri derhal yerine getirmeli ve gerekli tüm adımları zaman kaybetmeksizin atmalıdır” diyen Koçyiğit, şunları söyledi: “Sürecin gecikmemesi ve sürecin ilerlemesi hükümetin atacağı adımlara bağlıdır. Özellikle Sayın Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması gerekiyor. Bütün toplumla iletişimi sağlanması gerekiyor. İletişim kanallarının oluşturulması lazım. Süreci doğru yönetmek ve yürütmek için örgütüyle doğrudan iletişimi sağlanması gerekiyor. İktidarın zaman kaybetmeksizin hızla adım atması lazım. Sürecin akıbeti için kesinlikle bir an önce reformların yapılması ve hukuki çerçevenin oluşturulması lazım. Meclis’te süreci yasal garanti altına alacak gerekli yasal düzenlemelerin yapılması lazım. Bayramdan sonra bunlar yapılırsa bunlar sürecin ilerlemesi için çok önemli adımlar olacak. Hükümete büyük sorumluluklar düşüyor. AKP iktidarı, bu sorumluluğu yerine getirmelidir ve acildir.”

Alanlardaki irade görülmeli

Newroz alanlarında ortaya konulan iradenin de görülmesi gerektiğini belirten Koçyiğit, şunları ekledi: “Halk ortaya konulan çağrıyı sahiplenmiştir, rotasını oluşturmuştur. Halklar açık bir şekilde çağrıya cevap vermiştir. DEM Parti gerekeni yapmıştır. Hükümet de sorumlulukla karşı karşıyadır. Bir an önce yapılması gereken ne ise hükümet yapmalıdır.” 

paylaş

   

Güncel

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2025 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.