Güncel

Kitle hareketi büyüdükçe faşizm geriler

Forum Haberleri —

Saraçhane / foto: Erdoğan ALAYUMAT

Saraçhane / foto: Erdoğan ALAYUMAT

  • Deyim yerindeyse uyuyan dev artık uyanmıştır. AKP Kürt mahallesini zaten kaybetmiştir. Hareket üniversiteleri ve büyük şehirleri sardığında arkası gelir.

ZEKİ AKIL

Erdoğan muhalefete ve siyasi rakiplerine karşı yasalara ve ahlaki ilkelere göre mücadele etmiyor. Devletin gücünü de kullanarak, onları düşmanmış gibi ele alarak, kumpas ve darbelerle etkisiz hale getirmek istiyor. 2015 Haziran seçimlerinde çoğunluğu yitirdiğinden bu yana Türkiye’de normal bir seçim yapılmadı. Haziran seçimleri iptal edildi, katliamlar eşliğinde seçim yenilendi. Şimdiye kadar da devlet gücüyle, gerginlik, ötekileştirme, hile ve oy çalmalarla gelindi.

Bütün bunlara rağmen Erdoğan iktidarının sonuna geldiğini görüyor. Yasal açıdan yeniden seçime girme hakkı kalmamış. Anayasaya göre bir insan iki defadan fazla seçime giremez. Ama Erdoğan yasa ve anayasayı takmamayı, kararlarına uymamayı zaten olağanlaştırmış. Bunu muhalefete ve halka da kabul ettirmiş. Bu durum kanıksanmış. Bu konuda Erdoğan’ın başarılı olduğu söylenebilir.

İmamoğlu’nun adaylığı netleşmeye doğru gidince Erdoğan panikledi. Bütün veriler İmamoğlu’nun kazanacağını gösteriyordu. İmamoğlu’ndan kurtulmak için kumpası, devletin gücünü, darbeyi devreye soktu. Siyasi mücadeleyle yürütülmesi gereken bir rekabete mahkemeleri, polisi karıştırdı. Devlet gücünü iktidarı için çok açık ve pervasızca kullandı. Siyasi rakibini hedefleyip tutuklattı.

Bu darbe ve kumpaslar açık ki, ancak direnişle, halkın desteğiyle püskürtülebilir. Hukuk ve yasalar iktidarın sopası olmuş. CHP’nin tutumu burada çok önem kazanıyor. CHP belediyelerde iktidar durumunda. Seçimde de birinci parti olarak çıkmış. Bu gücünü ve avantajını kullanacak mı, yoksa geri çekilip pasif bir pozisyonda mı kalacak? Ayrıca muhalefet gücü sadece CHP’yle sınırlı değil. CHP toplumsal muhalefeti de açığa çıkarabilecek adımları atabilecek mi? Bu sorular Türkiye’nin siyasi geleceğini ve Erdoğan iktidarının kaderini belirleyecektir.

Şimdiye kadar CHP’nin aldığı tutum olumlu olarak değerlendirilebilir. İstanbul’da yarattığı hareket ve kitlesellik giderek Türkiye’nin diğer illerine de yayılmaya başladı. Üniversitelerin hareketlenmesiyle yeni bir aşamaya evrilmeye başladı. Gençliğin harekete geçmesi çok önemlidir. Gençlik bütün toplumsal kesimleri etkiler ve hareketlendirir. Buna sendikalar ve emek çevreleri de katılırsa toplumsal hareket ülkenin tümüne yayılır. Erdoğan dahil hiçbir güç artık bu dalganın karışında duramaz.

Kürt halkı Erdoğan iktidarında büyük saldırılara maruz kaldı. Hapishaneler Kürtlerle dolup taştı. Kobané gibi kumpas davaları görüldü. Üç seçimdir Kürt halkının kazandığı belediyelere kayyımlar atanıyor. Kürtler için yasalar ve hukuk zaten işlemiyor. Dağ taş bombalanıyor, şehirler harabeye çevrildi.

Türkiye halkları bu yıkım ve savaşın faturasını ödüyor. Ekonomi dibe vurdu. Yoksulluk arttı. Yolsuzluk, kayırma ve rüşvet çarkı her tarafı sardı. Devlet devlet olmaktan çıktı. Hukuk işlemediği için tek kişiye dayalı ucube bir sistem ortaya çıktı. Bu açıdan AKP’nin kitle tabanı giderek eriyor. MHP dışında AKP’nin dayanağı kalmadı. AKP içeride zayıfladığı ve aşındığı gibi dışarıda da büyük oranda teşhir olmuş ve güven yitimine uğramıştır.

AKP’nin en büyük silah elindeki basınıdır. O da artık inandırıcılığını yitirmiştir. Dezenformasyon ve psikolojik savaş bir yere kadar iş görür. Bu araçlar ve politikalar yıprandığı ve etkisini yitirdiği için Erdoğan daha fazla devlet gücüne ve darbeci yöntemlere başvuruyor.

CHP’nin duruşu ve kitle hareketi darbeyi kısmen sınırladı. İstanbul’a kayyım atanmasını durdurdu. Ancak bu Erdoğan’ın duracağı ve vazgeçeceği anlamına gelmiyor. Erdoğan ölür ama iktidardan vazgeçmez. Yasalara ve ahlaki kurallara uymaz. Sonuna kadar gitmeye devam edecektir. Ama kitle hareketi büyüdükçe ve daha geniş alanlara yayıldıkça onun hareket alanı da daralacaktır.

RTÜK demoklesin kılıcı gibi basının üzerinde sallanıyor. Yasaklar ve tutuklamalar artabilir. MHP ve AKP kitle hareketlerini vandallık gibi kavramlarla kriminalize etmeye devam edecektir. AKP’nin elindeki basını tam bir savaş aracı gibi kullandığı ve basın ahlakına uymadığı bilinmeyen bir durum değil. Ama bütün bunlar belirttiğimiz gibi aşınmış durumda. Hareket milyonları kapsadığında ve sokaklar hareketlendiğinde korku duvarları yıkılır.

Şimdi en önemli sorun, ortaya çıkan bu kitle gücünü ve hareketlenmeyi doğru yönetmek ve koordine etmektir. Üniversitelerin provokasyonlara karşı daha duyarlı olması gerekir. Akademisyenlerin tutuklanması, gözdağı vermeler, sendikaların baskılanması bu eylemleri durduramaz. Deyim yerindeyse uyuyan dev artık uyanmıştır. AKP Kürt mahallesini zaten kaybetmiştir. Hareket üniversiteleri ve büyük şehirleri sardığında arkası gelir. AKP, Türkiye’nin tümünü hapishaneye çevirmeye kalksa da artık bu dalgayı kıramaz.

paylaş

   

Güncel

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2025 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.