Dep yeniden inşa ediliyor
Dosya Haberleri —

Dep (Karakoçan) Belediyesi çalışmaları
Dep (Karakoçan) Belediyesi Eşbaşkanı Cafer Oğur ile Belediyeyi devraldıkları dönemi, çalışmalarını ve yeni projelerini konuştuk.
- Dep, hem yerel hem bölgesel açıdan stratejik bir öneme sahiptir. İlçede bin 600 mükerrer oyla halkın iradesi etkilenmeye çalışılsa da halkımız bilinçli bir duruş sergileyerek bu girişimi boşa çıkardı ve zaferimizi mümkün kıldı. Dep’i sadece AKP ile yarışarak kazanmadık; Vali ve Kaymakamlıkla da yarıştık.
- Devraldığımız 100 milyon TL’lik borcun, yaklaşık 30 milyon TL'si ödedik. Borcu 70 milyon TL’nin altına indirdik. Elimizden geldiğince bu borçları yapılandırdık ve halkımız için hizmet üretmeye odaklandık. Buna rağmen Sayıştay ilk günden beri bizi denetliyor, en ufak bir hatamızı bulmak için uğraşıyorlar.
- 2025 yılı, Dep için büyük bir dönüm noktası olacak. Yeni dönemde, gençlerimizin, kadınlarımızın ve tüm halkımızın yararına daha fazla projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Ancak, bu sürecin başarıya ulaşabilmesi için hem yerel halkın hem de diasporada yaşayan Deplilerin katkılarına ihtiyaç duyuyoruz.
ERKAN GÜLBAHÇE
Geçtiğimiz yıl, Xarpêt’in (Elazığ) Dep (Karakoçan) ilçesi için büyük bir değişimin başlangıcı oldu. Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) 2014 yerel seçimlerinde yüzde 51,7 oy oranıyla kazandığı belediyeye, o dönemki Belediye Eşbaşkanları hakkında “örgüt propagandası” iddiasıyla yürütülen soruşturma gerekçe gösterilerek 2017’de kayyum atandı. Ardından 2019’da yapılan seçimlerde belediye, AKP’ye geçti. 31 Mart 2024 seçimlerinde ise Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) belediyeyi kazanarak önemli bir başarıya imza attı.
Belediye Eşbaşkanları Songül Düzgün ve Cafer Oğur ilçeyi devraldığında zor bir durumla karşılaştı; uzun yıllar ihmal edilen altyapı sorunları, büyük borç yükü ve şüpheli harcamalar, yeni belediye yönetiminin karşısına çıkan zorluklardan sadece birkaçıydı. Tüm bu olumsuz koşullara rağmen, Songül Düzgün ve Cafer Oğur, halkın güvenini kazanarak şeffaf bir yaklaşımla, Dep’i tekrar ayağa kaldırmayı başardı. Belediye eşbaşkanlarının öncülüğünde seçildikleri günden itibaren yapılan çalışmalar, halkın ihtiyaçları doğrultusunda şekilleniyor. Su sorunlarının büyük ölçüde çözülmesi, altyapı projelerinin hız kazanması ve çeşitli sosyal alanların inşa edilmesi gibi birçok çalışma, Dep’i daha yaşanabilir bir yer haline getirmeyi amaçlıyor. Bu süreçte, geçmiş yönetimlerin eksik ve yetmezlikleri ne kadar büyük olsa da yapılan çalışmalar hızla hayat buluyor.
Belediyeyi devraldıkları dönemi, çalışmalarını ve yeni projelerini Dep Belediyesi Eşbaşkanı Cafer Oğur ile konuştuk.
Seçim boyunca sonuçları en çok merak edilen belediyelerden biri de Dep Belediyesi oldu. Dep’i kazanmak neden bu kadar önemliydi?
Dep, hem yerel hem bölgesel açıdan stratejik bir öneme sahiptir. İlçede bin 600 mükerrer oyla halkın iradesi etkilenmeye çalışılsa da halkımız bilinçli bir duruş sergileyerek bu girişimi boşa çıkardı ve zaferimizi mümkün kıldı. Dep’i sadece AKP ile yarışarak kazanmadık; Vali ve Kaymakamlıkla da yarıştık. Bu başarı, Çewlîg, Xarpêt ve çevre ilçelere örnek teşkil ederek bölgesel bir değişimin kapısını aralamaktadır. Bu nedenle iktidar ve çevresi bizim Dep’i almamızdan oldukça rahatsız. Dep, bölgenin en stratejik noktalarından biri olarak, buradaki her gelişmenin geniş bir etki alanı oluşturduğu bir merkezdir. Aynı zamanda bölgede bir nazar boncuğu konumundadır ve tüm bölgeyi aydınlatmaktadır. Halkımızın desteğiyle ilçeyi birlikte yönetiyor ve güçlü bir değişim için çalışıyoruz.
Yerel seçimlerin ardından nasıl bir belediye devraldınız?
Belediyeye geldiğimizde tam anlamıyla bir sisin içine düşmüş gibiydik. AKP’nin kendine özgü bir çalışma şekli var. Onların çalışma mantığı, yaptıkları harcamaları istedikleri şekilde faturalandırmak. Faturalara baktığımızda paranın halkın yararına olmayan projelere harcandığını gördük. Belediyenin borç durumu, bize devredilen resmi belgelerde yazılandan çok daha fazlaydı. Resmi borçlara ek olarak 10 milyon liralık gizli bir borç daha ortaya çıktı. Böylece yaklaşık 100 milyon TL’lik (o dönemki kurla 3 milyon Euro) bir borçla karşı karşıya kaldık. Aslında borç bizi şaşırtmadı çünkü bekliyorduk. Ancak devraldığımız belediyede 8 yıl boyunca herhangi bir çalışma yapılmamıştı. Dep tamamen kaderine terk edilmiş, talan edilmiş ve ciddi bir borç yüküyle bırakılmıştı. Üstelik satılmadık arsa, kullanılmadık kaynak bırakılmamıştı.
Bizim devraldığımız tabloda birkaç örnek vermek gerekirse; seçime 45 gün kala Ziraat Bankası’ndan 18 milyon TL kredi alınmış, bu kredinin üzerine faiz yüklenmiş ve borç 36 milyona ulaşmış. Bu paranın nereye harcandığını sorduğumuzda, “Yol yaptık” dediler. Ancak söz konusu projenin biri Karayolları Genel Müdürlüğü’nün yaptığı projeydi. Karayollarının yaptığı çalışmaların parası karayolları tarafından ödeniyor. İkinci projede ise yapılan yolun, kendi evlerinin önüne yapılan özel yollar olduğunu gördük. Bir diğer örnek; Spor Toto’dan alınan 7 milyon TL’lik kaynağın başka yerlere harcanmış olması. Aynı zamanda ödenmiş gösterilmesine rağmen 4 milyon 84 bin lirası borç ödenmemişti. Ayrıca alınan asfalt malzemesi için 1 milyon TL harcanmış ancak bu borç faturalandırılmamış. Bir arabanın dört tekerleğini değiştirmek için 200 bin TL fatura yazılmış. Böyle birçok şüpheli işlemle karşılaştık. Sadece bu küçük örneklere baktığımızda dahi yolsuzluğun boyutunu görebiliyoruz. Ne yazık ki bunu ispatlayamıyoruz. Çünkü yetkili tüm merciler kendilerinin kontrolünde. “Minareyi çalan kılıfını hazırlar” sözü tam da bunlar için söylenmiş. Devraldığımız 100 milyon TL’lik borcu, yaklaşık 30 milyon TL'sini ödeyerek 70 milyon TL’nin altına indirdik. Elimizden geldiğince bu borçları yapılandırdık ve halkımız için hizmet üretmeye odaklandık. Buna rağmen Sayıştay, belediyeyi devraldığımız ilk günden bizi denetliyor, en ufak bir hatamızı bulmak için uğraşıyorlar.
Yeni yönetim olarak geçmişteki kaynak israfı konusunda nasıl bir değişim sağlamayı hedefliyorsunuz?
Dep halkına sözümüz, şeffaf ve adil bir yönetim sunmaktır. Halkımızın güvenini kazanmış olmak en büyük motivasyonumuz. Bizden önce belediyenin kaynakları keyfi şekilde kullanılmış, paranın nereye harcandığı açıklanmamıştı. Bu durum halkın güvenini sarsmıştı. Şimdi biz, gerek halk toplantıları gerekse esnaf ziyaretleriyle bu gerçekleri halkımıza anlatıyoruz. Şeffaf bir yönetim anlayışıyla, halkla birlikte kararlar alarak ilerliyoruz. Bu çabalarımız, geçmiş yönetimlerin Dep’te bir tabela partisi olarak kalmasına yol açacaktır. Bu kadar zorlu bir başlangıca rağmen Dep halkına hizmet etme motivasyonumuzu hiç kaybetmedik. İnanıyoruz ki belediyemiz kısa sürede borçlarını tamamen temizleyerek yeni projelerle halkımıza daha güzel bir Dep sunacaktır.
Belediyeye geldikten hemen sonra, çok sayıda işçi çıkardığınıza dair haberler yapıldı. Çıkardınız mı?
Bugüne kadar hiçbir işçiyi işten çıkarmadık. Maaş ödemelerini aksatmadığımız gibi, geçmişte gasp edilen haklarını da iade ettik. Geçmişte yapılan usulsüzlükleri düzelttik, işçilerimizin haklarını sendikalarla anlaşarak güvence altına aldık. Belediyeyi devraldığımızda işçiler tamamen keyfi hareket ediyorlardı; geliş-gidiş saatleri belli değildi. Ancak şu anda sabah sekiz, akşam beş arası herkes işinin başında. Bir disiplin sağlandı. Disiplinin sağlanmasıyla işçiler de işlerinde daha başarılı çalışmaya başladılar.
Dep’in en önemli sorunlarının başında su sorunu geliyor. Bu konuda bir çalışmanız oldu mu?
Doğru, en büyük sorunlarımızdan biri su meselesiydi. Seçimi kazandığımız gece saat üçte bir telefon aldım: “Başkan, suyumuz yok!” Bugün su sorununu yüzde 95 oranında ortadan kaldırmış durumdayız. Dep tarihinin en az su sıkıntısı çekilen dönemini yaşıyoruz. AKP’nin önde gelen yöneticilerinden bir tanesi bana, “Yedi yılda evime su gelmiyordu. Siz geldikten bir ay sonra evime su geldi” dedi. Bunu yanı sıra 6 kilometrelik kanalizasyon hattı döşedik ve altyapıdaki eksikleri büyük oranda giderdik. Bozulmuş yollar için de ihalelerimizi yaptık ve çalışmalarımızı başlattık.
Kayyumlar geldikten sonra ilk olarak kadın kazanımlarına saldırdı. Sizler belediyeyi geri aldıktan sonra bu alanda ne gibi çalışmalar yaptınız?
Dep Belediyesi, ilk kez belediye bünyesinde kadınlara yönelik bir müdürlük kurarak bu alandaki projelere öncelik verdi. Eşbaşkanımız, kadın kooperatifleri ve işletmecilik alanlarında çalışmalar yürütüyor. Kahvaltı salonları ve restoran projelerinde kadınların aktif rol alması hedefleniyor. Projeler, kadınlarla yapılan toplantılarla şekilleniyor. Şu anda köylerden Dep’e gelen kadınların dinlenip zaman geçirecekleri bir yer yapma projemiz var. En kısa sürede olumlu sonuçlar almayı umuyoruz.
Bir diğer önemli kesim de gençler. Gençler için neler planlıyorsunuz?
Dep’de gençler için özel bir mekan bulunmuyor. Belediye olarak, gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak durmasını sağlamak ve sosyal alanlar oluşturmak için çalışmalar yürütüyoruz. Şu an eşbaşkanımız, gençler için kurulacak bir yer arayışında. Gençler arasında uyuşturucu kullanımı ciddi bir sorun ve başlama yaşı 14’e kadar düşmüş durumda. Caydırıcı politikaların olmaması, bu durumun yaygınlaşmasına yol açıyor. Gençlerin umutlarını kendi topraklarında bulması için çalışıyoruz. Yanı sıra gençler için kültürel faaliyetler de planlıyoruz. Geçtiğimiz ay bir çocuk tiyatrosu ile anlaştık ve tiyatro etkinlikleri düzenlemeyi planladık. Ancak, tasarruf tedbirleri sebebiyle bazı projelerimizi ertelemek zorunda kaldık. Yine de, gençlerimiz için konserler, tiyatrolar, folklor gösterileri, halk oyunları ve müzik kursları düzenlemeyi hedefliyoruz. Bu kültürel faaliyetler, gençlerimizi sanata yönlendirecek ve onları kötü alışkanlıklardan uzak tutacaktır.
Sokak hayvanlarının öldürülmesini öngören kanun teklifinin yasalaşmasının ardından DEM Partili belediyeler yasaya uymayacaklarını açıkladı. Dep Belediyesi olarak sokak hayvanları için çalışmalarınız var mı?
Dep’de çok önemli bir hayvan sirkülasyonu var. Sokaklarda kötü koşullarda yaşayan çok sayıda hayvan bulunuyor. Bu nedenle atıl durumda olan hayvan barınağını yüzde 90 oranında tamamladık ve şu anda 34 köpeği barındırıyoruz. Ayrıca Xarpêt’teki hayvanseverlerle birlikte 11 dönümlük bir arazi alarak hayvanlar için rehabilitasyon ve tedavi merkezi kuruyoruz. Bunun yanı sıra hayvanların doğal ortamda tedavi ve rehabilitasyon görebileceği 50 dönüm üzerinde kurulacak 3 milyon Euroluk büyük bir projemiz var. Bunu da İsviçre ve Hollanda’da iki belediyeye proje olarak sunduk. Onlardan cevap bekliyoruz. Eğer olumlu cevap alırsak o projeyi de ayrıca gerçekleştireceğiz.
Önümüzdeki dönemde planladığınız yeni projeler neler?
Göreve başladığımızda, Dep’i yeniden kalkındırma yolunda önemli adımlar attık. Şu anda Avrupa’ya sık sık çıkıyor ve burada kardeş belediyeler yaparak uluslararası işbirlikleri geliştirmeye çalışıyoruz. Bu girişimler, sadece belediyemizin tanıtımını yapmakla kalmayıp, aynı zamanda Dep’e yeni kaynaklar ve projeler kazandırma hedefini taşıyor. Başlangıçta borçlanma talebimiz, önceki yönetimin 2024 bütçesinin tümünü peşin almış olması nedeniyle reddedildi. Bu, kısa vadede bizim için bir engel oluşturdu. Ancak, 2025 için çok daha umutluyuz. Dep için önemli projelerimizden biri deprem toplanma alanı oluşturmak. Bildiğiniz gibi, Dep birinci derecede deprem bölgesinde. Kuzey ve güney fay hatları bu bölgeden geçiyor. Bu yüzden, kaymakamlığa ve ilgili kurumlara başvuru yaparak, en az 30-40 dönümlük bir alan tahsisi talep ettik. Bu alan üzerine, deprem konutları ve altyapıyı hazırlayıp, her türlü afet durumu için ekipmanlarımızla birlikte hazır hale getireceğiz.
Diğer bir projemiz ise Oxi Deresi kenarındaki 50 dönümlük atıl araziyi değerlendirmek. Bu alan, şu an harabe halde, ancak burada büyük bir sosyal alan yapmayı planlıyoruz. Restoranlar, kahvaltı bölümleri, çocuk oyun alanları, bisiklet ve yaya yolları ile çok kapsamlı bir proje hazırladık. Hollanda’da bir belediyeye sunduğumuz bu proje, 3 milyon Euro değerinde ve büyük ölçüde onay aldık. Ancak bir ay önce Hollanda Belediyesi ile gerçekleştirdiğimiz toplantıda kayyum tehlikesi yüzünden biraz endişeli olduklarını belirttiler. Bu proje tamamlandığında, Dep halkı rahatça zaman geçirebileceği bir alana sahip olacak.
Halk lokantası için de çalışmalarımız var. Dep’te bulunan 22 fırınla anlaştık. Her bir fırından 200 ekmeği maliyet fiyatına alarak ihtiyacı olanlara uygun fiyata kar etmeden verme projemiz en yakın zamanda hayata geçecek. Bunun dışında, geçtiğimiz yaz Dep’te on yıl aradan sonra kültür festivali düzenledik. Bu festival, yaklaşık 50 bin kişinin katılımı ile büyük ilgi gördü. Halkın sahip çıktığı bu festivali, önümüzdeki yıl tekrar düzenleyeceğiz. Ayrıca bu festival, belediyeden tek bir lira dahi alınmadan tamamen halk tarafından karşılandı.
Biz işimize bakıyoruz. Kayyum bizim gündemimizde yok. Her an gelebilir, biz buna hazırlıklıyız ama hizmetlerimizden vazgeçmiyoruz. Kayyumlara harcayacak zamanımız yok. Bizim önceliğimiz, Dep halkına hizmet etmek. Kayyum gelirse, gereğini yaparız ama asıl derdimiz, Dep’i daha iyi bir yer haline getirmektir.
Özellikle son yıllarda Kürdistan’daki ilçe ve köylerden Türkiye metropollerine göçler arttı. Dep için de böyle bir tehlikeden söz edebilir miyiz?
Bizler, Dep’de son yıllarda yaşanan göç, nüfusun azalması ve buna bağlı olarak ortaya çıkan ekonomik sorunları sıkça dile getiriyoruz. Bu sorunlar, ilçenin geleceğini tehdit ediyor. Dep’te nüfusun hızla azalması yaşamı zorlaştırıyor. Örneğin, 20 daireli bir apartmanda yalnızca 1-2 aile yaşıyor. Bu durum, hem ısınma hem de diğer temel ihtiyaçlarda sorun yaratıyor.
İş insanlarımızla yaptığımız toplantılarda, özellikle şu noktanın altını çiziyorum: Depli iş insanlarının belediyeye para yardımında bulunmasını beklemiyoruz. Belediyenin bütçesinde bir sıkıntı yok, ancak biz iş insanlarımızdan şunu bekliyoruz: Burada iş kurmaları, fabrikalar açmaları ve işyerleri oluşturup, Depliler için istihdam sağlamaları. Belediye olarak onlara yer ve ekipman noktasında her türlü yardımda bulunacağız. Bu tür yatırımlar, ilçenin ekonomik yapısını güçlendirecek ve göçün durmasına, Dep’ın yeniden canlanmasına olanak sağlayacaktır.
* * *
Yüzünüz ve kalbiniz Dep’te olsun
Avrupa’da çok sayıda Depli iş insanı yaşıyor. Onlara bir çağrınız var mı?
Den Haag Belediye Başkanı, Dep’te, “16 bin 700 kişi yaşıyor” dediğimde espri yaparak, Den Haag’da resmi olarak 32 bin Deplinin yaşadığını ve Dep’in gerçek belediye başkanının kendisi olduğunu belirtti. Biz, Avrupa’da yaşayan Deplileri ve Dep’de yaşayanları ayırt etmiyoruz. Depliler, nerede olurlarsa olsunlar, köklerine olan bağlarını asla kaybetmezler. Avrupa’daki Deplilere çağrım, ne olursa olsun Dep’i yalnız bırakmamalarıdır. Yüzünüz ve kalbiniz Dep’te olsun. Mümkünse, adreslerinizi ve nüfusunuzu Dep’a aldırın. Bu, Dep’e yapılacak en büyük hizmettir. Şu an 16 bin 700 kişiye hizmet veriyoruz, ancak yaz aylarında nüfus 70 bine kadar çıkıyor. İller Bankası’nda 16 bin 700 kişi için yardım alıyoruz. Aldığımız yardım 70 bin kişiye hizmet götürmemizi zorlaştırıyor. Dolayısıyla adres kaydı, Dep’e güçlü bir destek sağlayacaktır. Dep hepimizindir. Birlikte, dayanışma içerisinde çalışarak, Dep’i daha yaşanabilir, daha güçlü bir hale getirebiliriz. Geleceğimiz, birlikte atacağımız adımlara ve göstereceğimiz gayrete bağlıdır.
2025 yılı, Dep için büyük bir dönüm noktası olacak. Geçen yıllarda, karşılaştığımız zorluklarla mücadele ettik; şimdi daha emin bir şekilde geleceğe bakabiliyoruz. Yeni dönemde, gençlerimizin, kadınlarımızın ve tüm halkımızın yararına daha fazla projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Ancak, bu sürecin başarıya ulaşabilmesi için hem yerel halkın hem de diasporada yaşayan Deplilerin katkılarına ihtiyaç duyuyoruz.